Şehir Gezilerine Kısa Bir Doğa Molası; Büyüleyici Şehir Parkları

Avrupa’nın kahvecileri, sanat galerileri, tarihi binalarının yanında görülmesi gereken şehir parkları da bulunuyor. Aslında bu parklarda tüm bu saydıklarımız mevcut. Yani hem ciğerlerini oksijen ile doldurup hem de bu parklarda doyasıya eğlenebiliyorsun. Hatta bazılarında müzeler ya da sanat galeriyle bile karşılaşıyorsun. İşte insanda hemen ucuz uçak bileti alma hevesi uyandıran, park anlayışı iki salıncak bir kaydırak olmayan Avrupa’nın en iyi parkları.

Hyde Park-Londra

Londra’nın orta yerine kurulmuş, 350 dönüm arazide yemyeşil bir oksijen alanı Hyde Park, turistlerin dinlenme noktası. Bu parkın çok popüler olmasının altında sadece çok büyük olması ve kusursuz yeşilliği yatmıyor. Burada kaliteli zaman geçirmen için bir dolu alternatif bulunuyor. Hyde Park’ta yüzebilir, arkadaşlarınla kürek sefası yapabilirsin. Ayrıca bisiklet parkurları, tenis kortları ve binicilik faaliyetleri ile ilgilenme gibi fırsatları da değerlendir deriz. Yılanlı Gölü, Galler Diana Princess Memorial Çeşmesi ve konuşma köşesi ile burası Londra’nın en iyi parkı. Parkın sabaha karşı 5.00’e kadar açık olduğunu da ayrıca belirtelim.

Adres: Hyde Park, Londra, W2 2UH (Metro: Knightsbridge metro istasyonu)

Hyde Park Londra

Villa Borghese, Roma

Villa Borghese, ihtişamlı binaları ve kusursuz sanat galerisi Galleria Borghese ile Roma‘da natüralist ve sanatsal bir  manzara sunuyor. Hem kültür hem de doğayı bir arada tutan, Roma’nın en meşhur parkı Villa Borghese, aynı zamanda şehrin en büyük üçüncü kamu parkı. Park, tam 80 hektardan oluşuyor. Bahçeler, mimar Flaminio Ponzio tarafından Villa Borghese Pinciana için geliştirilmiş. Muhteşem bir yapılara eşlik eden bu bahçeler, gerçekten de görülmeye değer.

Villa Borghese Roma

Adres: Piazzale Flaminio, 00155 Roma

Grober Tiergarten Parkı, Berlin

New Yorklular için Central Park, Londralılar için Hyde Park neyse, Berlin halkı için de Tiergarten de odur. Hatta bu park verdiğimiz iki örmek ile sık sık karşılaştırılır. Berlinliler için bu park kentin akciğerini temsil eder. 210 hektarlık bu park, tarihte av sahası olarak kullanılıyormuş. Sonra burası,  Peter Joseph Lenné tarafından modern bir şehir parkı haline getirilmiştir. Bir zamanlar bu park da Berlin Duvarı’ndan nasibini almış ve ikiye ayrılmış. Tarihi, doğusunda Brandenburg Kapısı bulunması ve muhteşem bir zoolojik bahçeye sahip olması seni bu parka çeken reddedilemez özellikler.

Adres: Strabe des 17. Juni 100, 10557 Berlin

Grober Tiergarten Parkı Berlin

Englischer Garten, Münih

” The Englischer Garten” yani İngiliz Bahçesi, dünyanın en büyük kent parklarından biri. Sürekli yapılandırılan binaları, düzeni ve yeşil alanları ile ziyaretçilerinin karşısına yıllardır değişik şekillerde çıkıyor.  Lancelot Brown’un peyzaj mimarlığı çalışmaları ile şekillenen muhteşem park, İngiliz bahçelerinin tarzını benimsiyor. Muhteşem doğasıyla ünlü bu devasa park, Münih’in en çok ziyaret edilen noktası. Çünkü Münih’e gidip, burayı görmemek büyük kayıp.

Adres: Englischer Garten 2, 80538 Münih Metro: İstasyon Marienplatz

Englischer Garten Münih

 City Park, Budapeşte

İsminden de anlaşılacağı gibi burası tam bir şehir parkı. Fakat bu park, sadece bankında oturacağın sıradan bir yer değil.  City Park’ta Avrupa’nın en büyük yapay buz pisti bulunuyor. Ayrıca yine burada dünyaca ünlü Budapeşte kaplıcaları da yer alıyor. 1950’lerde motor sporları etkinliklerine ev sahipliği yapan park, şimdilerde diğer şehir etkinliklerinin de merkezi

Adres: KOS Károly sétány, Budapeşte

City Park Budapeşte