Karadenizli Gibi Hissetmek İçin Trabzon’da Yapılacak 5 Şey

Yazı, sıcakları ve deniz, kum, güneş üçlüsünü geride bıraktık sayılır. Şimdi sonbaharı hakkını vererek yaşama vakti. Bu güzel mevsimi Türkiye’de yaşamak istiyorsanız yemyeşil bir önerimiz var; Trabzon. Bol oksijenli, bol tarihli ve lezzetli bir yolculuğa hazır olduğunuzu bütün hücrelerinizde hissediyorsanız ucuz uçak biletinizi alın, neşeyi ve hüznü aynı anda yaşatacak Trabzon için hazırlıklara başlayın. Şehrin atmosferine uyum sağlamak için elbette yapmanız gerekenler var. İlk 5’i biz oluşturalım, gerisi Trabzon’a gidince kendiliğinden gelişecek zaten.

Trabzon’u Bir de Sümela Manastırı’ndan Görün

Sümela Manastırı

1. yüzyılda inşa edilen Manastır, hiç kuşkusuz yaşadığımız dünyayı güzelleştiren eserlerden. Kayalıkların üzerine inşa edilmiş bu ölümsüz yapıya çıkın ve Trabzon’un kendine hayran bırakacak yeşil haliyle bir de burada kucaklaşın. Rum Ortodoks dini için kutsal olan Sümela Manastırı’nı süsleyen fresklerin ise en az manzara kadar sizi etkileyeceğinden emin olabilirsiniz. Trabzon tatilinizi unutulmaz kılmak için, Meryem Ana Manastırı olarak da bilinen, Sümela Manastırı’nı arkanıza alıp fotoğraf çektirmeyi unutmayın.

Not: Sümela Manastırı 22 Eylül 2015 tarihinde, 1 yıl süreyle devam edecek restorasyon dolayısıyla ziyarete kapatılmıştır. Bu tarihler arasında şehri ziyaret etmeyi düşünüyorsanız manastırın içini gezemeyeceğinizi ancak yalnızca dışarıdan muhteşem görüntüsünü fotoğraflayabileceğinizi göz önünde bulundurmanız gerekecek.

Yaşayan Tarih: Ayasofya Müzesi

Ayasofya Müzesi

Tarihi yapıların hiçbir şey yaşamadan oldukları yerde durduklarını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hatta Ayasofya Müzesi haksız olduğunuzu gösteren bir eser olarak Trabzon’da karşınıza çıkacak. 2. yüzyılda kilise olarak inşa edilen, Fatih Sultan Mehmet’in şehri fethetmesiyle camiye dönüştürülen Ayasofya’nın yaşadıkları bunlarla da sınırlı değil elbette. 1. Dünya Savaşı sırasında depo ve hastane olarak kullanılan yapı, 1964 yılından sonra müze olarak ziyaretçilere açılmış. Havva ve Adem’in yaratılışından Hz. İsa’nın çarmıha gerilişine ve hatta kıyamet gününe kadar birçok sahnenin betimlendiği müze, Trabzon’da mutlaka gezilmesi gereken yerler arasında.

Bugünde Dünü Yaşamak İsteyenler Atatürk Köşkü’ne!

Atatürk Köşkü

19. yüzyılda yapılmış olan ve 1924’ten ölümüne kadar Atatürk’ün Trabzon’daki evi olarak bilinen Atatürk Köşkü’nü görmeden Trabzon’u gezdim demeniz pek de olası değil. Ahşap merdivenleri ve Avrupa tarzı mimarisiyle “Ben buradayım!’’ diyen köşk, 1943 yılından beri müze olarak ziyaretçileri ağırlıyor. Hiç bozulmamış, oldukça bakımlı bu köşkte dünü yaşamanız hiç de zor değil.

Trabzon Yemekleri Sevilmez mi?

Trabzon Yemekleri

Evet, biliyoruz Karadeniz yemeklerinin gönlünüzde ayrı bir yeri var. İşte şimdi bu sevgiyi gün yüzüne çıkarmanın vakti geldi. Trabzon tatilinizde kendinize izin verin ve bütün yemeklerden tadın, döndüğünüzde sıkı bir diyete girersiniz. Dillere destan kuymağı, karalahana sarması, mısır çorbası, hamsili pilav… Şu anda hepsini masanızda görmenin hayalini kuruyorsunuz değil mi? Haklısınız da, bu yemeklerin tadına doyum olmaz. Trabzon’a gitmişken Akçaabat’taki mükemmel manzaralı Saray Köfte ve Balık Restaurant’a gidip ünlü Akçaabat köftesinin tadına kesinlikle bakmalısınız. Akçaabat Köftesi, Trabzon’da yenir! Ayrıca Laz böreğinin tadı da damağınızda kalacak, bizden söylemesi.

Almasanız da Bakın: Bedesten Çarşısı

Rus Pazarı

Trabzon’da Osmanlı dönemine ait çarşı kültürünü yaşayacağınız Bedesten’i ziyaret etmek, şehirdeki yaşayan tarihi havayı solumak için mutlaka yapmanız gereken şeylerden biri. Bedesten’de hala Osmanlı döneminde olduğu gibi kıymetli eşyalar satan tüccarlar bulunuyor. Bunun yanı sıra oteller ve Trabzon’un en özel lezzetlerini tadabileceğiniz lokantalar da Bedesten’in eşsiz dokusunun birer parçası. Sabah saat 10.00’da açılıp 23.00’da kapanan Bedesten’de geleneksel hediyelik eşyalar da bulmanız mümkün.