Hem Spor Hem Gezi: Likya Yolu Rehberi

Güneyin en uzun, en popüler ve en göz kamaştırıcı yürüyüş rotası: Likya Yolu. Eminiz ki adını sık sık duydun, belki gidecek vaktin olmadı ya da bir türlü cesaretini toplayamadın. Likya Yolu’nun en favori noktalarından oluşan, “gezmesi kolay, manzarası olay” bir rota hazırladık. Fethiye, Ölüdeniz’den başlayacak bu rotayı keşif için yola çıkmaya hazırsan, bütçeni zorlamayacak en ucuz uçak biletlerini keşfetmek için flypgs.com.tr’ye uğra! Sonrası için detaylar aşağıda…

Ölüdeniz’den Olympos’a Mavinin 50 Tonu

Ölüdeniz – Saklıkent

Likya Yolu temel olarak 2 bölümden ve toplamda 20 farklı rotadan oluşuyor. Senin için seçtiğimiz heyecan verici noktalar ise her iki bölümde de yer alıyor ve genel olarak plajlar, doğal güzellikler ve biraz da tarihi kentleri kapsıyor. Rotamıza tahmin edeceğin üzere Ölüdeniz’in eşsiz manzarası ile başlamak istiyoruz. Bahar ve yaz aylarında günün neredeyse her saati oldukça kalabalık olan bu sahili keşif için sabahın erken seyahatleri uygun olacaktır. Burada dilediğin kadar yüzebilir, minik deniz mağaralarını keşfedebilir, yamaç paraşütü yapabilir ya da meşhur “12 Adalar Turu”na katılabilirsin. Plajın keyfini iyice çıkardıktan sonra sıra Saklıkent’e gelecek. Büyük bir kanyonun arasından akan (burada gerçekten parça buzların bulunduğu bir akıntıdan söz ediyoruz) buz gibi suya karşı yürüyecek ve doğayı keşfe çıkacaksın. Buradaki yürüyüşünü mutlaka ayakkabı ile yapmanı öneririz, çünkü buradaki akıntı oldukça kuvvetli. Diğer yandan kayalar oldukça kaygan, gezini yarıda bırakmanı istemeyiz.

Xhantos – Kaputaş Plajı- Limanağzı

Gezimize Doğu Likya’nın en önemli kentlerinden biriyle devam ediyoruz. 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan bu antik şehirde, kaya ve lahit mezarlar, tiyatro ve kilise mutlaka görülecekler listesi içerisinde yer almalı. Tarihle iç içe geçirdiğin saatlerden sonra biraz serinliğe ihtiyacın olabilir. O nedenle seni bu rota üzerindeki unutulmaz plajlardan bir diğerine, Kaputaş Plajı’na götüreceğiz. Denizini, hem tepeden hem de karşıdan farklı tonlarda görebileceğin berraklıkta bir suya sahip Kaputaş Plajı’nın tek can sıkıcı yanı biraz yukarıda olması. Ancak merdivenlerin verdiği yorgunluğa kesinlikle değeceğini söyleyelim. Şimdi de biraz denizde yolculuk zamanı. Ortalama 15 – 20 dk. süren tekne yolculuğundan sonra bir diğer unutulmaz plajdayız: Limanağzı. Buradaki küçük koyları gezebilir, biraz da macera istersen bölgenin arka kısmındaki gizli mağaraya göz atabilirsin.

Batık Şehir – Demre – Gelidonya Feneri

Kekova Adası’da hayret verici bir su altı şehri, Batık Şehir. Üçağız Mevkii’ne ulaştıktan sonra tekne yardımıyla keşfedebileceğin Batık Şehir, doğa ve gündelik yaşamın birleştiği bir doğa harikası. Arkeolojik alan olması sebebiyle burada denize giriş yasak ancak şehrin uçsuz bucaksız manzarası bile sana yetecektir. Dilersen yakındaki Esmaralda, Tersane ve Hamidiye koylarına da uğrayabilirsin. Karaya döndükten sonra yola devam! İstikamet Demre.

Burada doğal güzelliklerden ziyade tarihi yapı ve kalıntılarla dolu bir gezi seni bekliyor: “Yüce Ana Tanrıçanın Yeri” Myra, liman kenti Andriake, dünyaca ünlü kaya mezarları ve Simena Antik Kenti… Kent gezintisinin ardından, tamamen doğayla baş başa kalacağın bir yere ihtiyaç duyacaksın. Adrasan ve Kumluca arasındaki Karaöz kasabası sınırları içinde yeşil ve mavinin kesişme noktası Gelidonya Feneri işte tam da böyle bir yer. Hem Likyalılar hem de denizcilik tarihinde büyük bir öneme sahip bu fener, aynı zamanda Likya Yolu’nun kılavuz figürü olarak da anılıyor. Tüm rotayı baştan sona yürüyenler için görkemli bir işaret…

Varış: Olympos

Geldik keyifli mi keyifli rotamızın sonuna. Yaz aylarının starı Olympos, yalnızca güzel plajı ve kamp alanlarıyla değil, tarihi dokusuyla da nu ünvanı sonuna kadar hak ediyor. Olympos gezintine, Olympos Antik Tiyatrosu’ndan başlayabilirsin. Gezintinin ardından, kendini Olympos’un masmavi sularına bırakıp sahilin ince rüzgarında biraz kestirmek isteyebilirsin. Özellikle gün doğumu ve gece bu bölgenin eşsiz manzarasına eşlik etmek için en doğru zaman dilimleri olabilir. Zamanın varsa burada mutlaka kamp yapmanı ve antik kenti karış karış gezmeni öneririz.