Her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği, Paris denince akla gelen ilk yapı hiç şüphesiz Eyfel Kulesi. Paris ucuz uçak biletlerini alıp, ilk ziyaret rotasını oluşturan nokta aynı zamanda. Seyahatçilerin önünde romantik pozlar verdiği, gölgesinde soluklandığı ve şehrin farklı yerlerinden izlediği bu kule, Fransa için çok önemli. Tabii tek başına bu kadar önemli olmak hiç kolay değil. Eyfel sence neden bu kadar kıymetli dersin? Bunu sana tek tek anlatacağız. Hayranlıkla izlediğin, bakmalara doyamadığın Eyfel’i bambaşka yönleriyle tanımaya hazır mısın?

Şaşırtan Teknik Bilgiler

Eğer dünyanın en ünlü yapısıysan, farklı teknik özelliklerin olmalı. Eyfel bu konuda çok rahat. Çünkü yok artık kıvamında bir sürü özellik taşıyor. Fransız Devrimi’nin 100. yılını kutlamak amacıyla Paris Fuarı’nın giriş kapısı olarak düşünülen ve 1887-1889 yılları arasında inşa edilen kule,  300 metre yüksekliğinde ve 1665 basamaklı olarak kurulmuş. 3.000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirmiş. Üstelik yapım aşamasında hiçbir işçiye zarar gelmemiş. Kendisinin yaklaşık 10 bin ton ağırlığında olduğu tahmin ediliyor. Az önce kuleye 300 metre dedik ama kulenin radyo vericisi olarak kullanılmasına karar verilmesinden sonra 24 metrelik TV anteninin eklendiği için Eyfel, şu an 324 metre yüksekliğinde. Kulenin paslanmasını engellemek için her 7 yılda bir 50 ton boya ile 25 boya ustası çalışıyor. Kuleye elektrik sağlanabilmesi için toplam 80 km’lik elektrik kablosu kullanılıyor. Evet bununla bir köy aydınlanabilir.

eyfel-kulesi-teknik-bilgiler

İstenmeyen Demir Yığını

Eyfel, Paris’e kendini kabul ettirene kadar çok zor günler yaşamış. O zamanlar sıkıntılı zamanlar tabii. Şehrin ortasına kocaman bir şey dikilmiş ve dikkat çekiyorsun. Eyfel’e kayran olanlar kadar onu hiç sevmemiş olanlar da varmış. İnsanlar bu kuleyi dev bir elektrik direğine benzetmişler. Hatta edebiyat ve sanat dünyasından isimler onun bir an önce kaldırılması yönünde kampanya bile başlatmışlar. Örneğin İngiliz şair William Morris, zamanının çoğunu hiç sevmediği halde Eyfel Kulesi’nin altında geçirirmiş. Bunu neden yaptığını soranlar olmuş, Morris yapıştırmış cevabı; “Koca Paris’te bu çirkin demir yığınını görmediğim tek yer burası.” Bu kırıcı eleştirilere Eyfel’in yanıtı pek sağlam olmuş. Eyfel Kulesi, inşasında harcanan maliyetin büyük bir kısmını, açılıştan sonraki 5 ay içerisinde gelen 2 milyon turist sayesinde kazanmış! Eyfel Kulesi’ni bizden de yorumlayanlar var tabii. Nazım Hikmet Eyfel’i çelik bir zürafaya, Cemal Süreya korseli A’ya benzetirken, Bedri Rahmi Eyüboğlu ise şiirlerinde bu yapıyı Galata Kulesi ile evlendirmek istemiş.

20 Yıl Değil Bir Ömür

Eyfel Kulesi, ilk yapıldığında 20 yıl sonra söküleceği yönünde planlanmıştı. Fakat turistlerin aşırı ilgisi sayesinde bu kulenin sonsuza dek burada durmasına karar verildi. Yapıldığı günden bu yana ilginç olaylar yaşayan kule, hurdacıya satılma teşebbüsünden sonra, 1. Dünya Savaşı sırasında Fransız orduları için önemli bir haberleşme aracı oldu. Radyo frekanslarını engellediği için Alman ilerleyişini durdurmasıyla şehrin kahramanı rolünü de üstlendi. Pek çok markanın bir reklam alanı olarak hayallerini süsleyen kule, buna benzer zor günlerini atlattı. Günümüzde Fransa’nın ikonu olan Eyfel, bunun keyfini hiç bitmeyen ziyaretçileri ile çıkartıyor.